Hastalıklar & Videolar

Perianal Fistül

Biri anüs çevresindeki deride diğeri anal kanal veya rektum içerinde yer alan iki açıklık ve bunların arasında bulunan inflamatuar bir yolun yer aldığı bir hastalıktır. Perianal apselerden kaynaklanırlar.

En sık rastlanan şikayetleri anüs çevresinde ağrı, şişlik ve iltihaplı akıntıdır.

Yerleşimine göre 5 tipi vardır:

  1. Submüköz
  2. Intersfinkterik
  3. Transsfinkterik
  4. Suprasfinkterik
  5. Ekstrasfinkterik

Tanısı muayene, endoskopi, prob kullanılması, metilen mavisi, hidrojen peroksit enjeksiyonu, fistülografi, anal ultrasonografi ve/veya manyetik rezonans görüntüleme kullanılarak, fistülün iç ve dış ağızları ile arasında bulunan yolun ortaya konulması ile olur.

Tedavi, Dış ve iç ağızların bulunması ve uygun yöntemle (fistülotomi, kesici seton uygulaması vb.) aradaki yolun ortadan kaldırılması esasına dayanır. Dikkatli ve uygun olmayan cerrahi müdahele sorası hastalık tekrarlayabilir, anal inkontinans gelişebilir.Operasyon sonrası sıcak oturma banyoları başlanır ve yaranın olabildiğince temiz kalması sağlanır.

Daha fazla oku...

Rektum Kanseri

Kanama, akıntı, dışkılama alışkanlığında değişiklikler ile kendini gösteren bir kanserdir. Aşağı yerleşim gösteren, anal kanalı veya sfinkteri tutan tümörler anüs çevresinde ağrıya da yol açarlar. Büyük kısmı parmakla yapılacak olan muayene ile tespit edilebilir. Endoskopik muayene ve biyopsi ile kesin tanı konulur. Bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme ve transanal ultrasonofrafi ile yapılacak ameliyat öncesi dönemde tümörün evrelemesi için çaba sarf edilmelidir.Rektum kanserleri evrelemesinde TNM ve Duke’s sınıflamaları kullanılır.

Tedavi cerrahidir. Ameliyat öncesi dönemde dokuların kanlanmasının daha iyi olması nedeniyle, tedavinin daha etkin olması, patolojik tam cevap olasılığı, yan etkilerin daha az olması ve sfinkter koruma şansının artması gibi nedenlerden dolayı kemoradyoterapi (ilaç-ışın tedavisi) uygulanabilmekte, bu tedaviden 4-6 hafta sonra cerrahi yapılabilmektedir. Rektum kanserleri için yapılan ameliyatlarda en önemli karar kolostomiye (kalın bağırsağın karın cildine ağızlaştırılması) yapılması kararının verilmesindedir. Tümör rektumun üst kısımlarında ( anüse 3-4 cm.den daha uzakta) yerleşimli ise aşağı anterior rezeksiyon ile anastomoz yapılabilir ve kalıcı kolostomiye ihtiyaç duyulmaz. Ancak anüse daha yakın tümörlerde abdominoperineal rezeksiyon ve kalıcı kolostomi yapılması gerekir. Anüsün çıkarıldığı bu ameliyatlardan sonra, yaygın olarak kullanılmamakla birlikte yapay sfinkter konulması (neo-anüs formasyonu) uygulanabilen bir ameliyat tekniğidir.

Rektum ve kolon kanserlerinde hastanın prognozunu (geleceğini) etkileyen en önemli faktör hastalığın evresidir. Hastalığın erken dönemlerinde yapılacak cerrahilerde başarı oranı çok yüksektir. Bu nedenle kanama, dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, kilo kaybı gibi şikayetleri olan hastalarda muayene çok büyük önem taşımaktadır.

Daha fazla oku...

Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri

Dünyada ve ülkemizde en sık görülen kanserlerden birisidir. Sigara ve alkol kullanımı, hayvansal yağ ve proteinlerden zengin gıdalarla beslenme, çevre koşulları ve genetik özellikler kolon kanserinin ortaya çıkmasında etkilidir. Son yıllarda özellikle yanmış yağlarda yapılan kızarmalarda bulunan maddeler ve fast-food türü gıdaların bu kanser türü ile yakın ilişkisi olduğuna dair pek çok doküman ortaya konulmaktadır. ınflamatuar bağırsak hastalıkları (ülseratif kolit ve Crohn hastalığı), familyal adenomatöz polipozis sendromu (FAP Sendromu), kalıtımsal nonpolipozis kolorektal kanser (HNPCC), Peutz-Jeger sendromu gibi genetik ve inflamatuar hastalıklar da kolorektal kanser gelişimine yol açmaktadır.

Belirtiler tümörün yerleşimine göre değişim gösterirler. Sağ kolon tümörlerinde gizli kanamaya bağlı anemi ( kansızlık) belirtileri, halsizlik, karında kitle ön planda iken, çapı daha dar olan sol kolon tümörlerinde dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, kanama daha sık görülen belirtilerdir. Tümörün ilerlediği vakalarda tam tıkanıklık hatta perforasyon (delinme) gözlenebilir.

Hastanın öyküsü, fizik muayenesi ve proktosigmoidoskopi – kolonoskopi (ışıklı aletler yardımı ile yapılan kalın bağırsak incelemesi), kolon grafisi ile tanı konulur. Kolon kanseri tespit edilen hastalarda ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi yapılarak hastalığın yaygınlık düzeyi tespit edildikten sonra tedavi planı yapılır. Ayrıca karsinoembryonik antijen (CEA) ve gastrointestinal kanser antijeni olan CA 19-9 seviyelerine bakılması takip açısından önemlidir.

Hastanın prognozunu (geleceğini) belirleyen en önemli faktör hastalığın evresidir. Hastalığın evrelemesinde TNM ve Duke’s sınıflamaları kullanılır. Bu tür kanserlerin bulgularından birisi olan kanama şikayeti hemoroidal hastalığa bağlandığından erken teşhiste gecikmeye yol açar.

Kolon kanseri hem kan ve lenfatikler yoluyla hem komşuluk yoluyla hem de kolon duvarı boyunca yayılım gösterir.

Tedavisi cerrahidir. Ameliyat öncesi diyet verilir, kolona mekanik temizlik uygulanır ve ameliyat sırasında koruyucu antibiyotikler kullanılır. Ameliyatta ilgili kolon bölümü, besleyen kan damarları göz önüne alınarak bu bölümü ilgilendiren lenfatiklerle birlikte çıkarılır ve sağlan kalan uçlar birbirine dikilir. Kısa süreli veya kalıcı olarak kolon karın cildine ağızlaştırılabilir (kolostomi).

Tümörün yerleşimine göre:

  • Sağ hemikolektomi
  • Sol hemikolektomi
  • Sol parsiyel kolektomi
  • Sigmoid kolektomi
  • Subtotal kolektomi (total abdominal kolektomi)
  • Total kolektomi uygulanan ameliyat yöntemleridir.

Günümüzde Laparoskopik (kapalı) ameliyatlar, kolon cerrahisinde güvenle uygulanabilen ve hastaya daha az travma getiren, kozmetik sonuçları iyi ve iyileşmenin hızlı olduğu ameliyatlardır. Tümörün yerleşimi, yaygınlığı ve uygulanacak merkezin imkanları bu yöntemin seçilmesinde belirleyicilerdir.

Daha fazla oku...

Perianal Apse ve Fistül

Perianal apse, makat bölgesi etrafında şişlik, ağrı ve kızarıklıkla ortaya çıkar. Tipik olarak hastaların ateşi mevcuttur. Hızla bu bölgedeki enfeksiyonun boşaltılması ve uygun tedavinin yapılması gerekir. Ağrı dayanılmaz boyutlara erişebilir. Enfeksiyonun kontrolünde gecikme özellikle yaşlı, diabetik (şeker hastası) hastalarda hayatı tehdit edebilecek boyutlara erişebilir.

Perianal fistül, apsenin iyileşmesinden sonra gelişen bir hastalıktır. Bu bölgedeki apselerin uygun tedavisi ile yaklaşık %50 si fistüle dönüşmeden kapanabilir. Fistüllerde ise temel problem akıntıdır. Hastada sarı renkli, genelde kötü kokulu zaman zaman artan bir akıntı olur.

Tedavisinde çeşitli cerrahi yöntemler mevcut olmakla birlikte cerrahi esnasında meydana gelecek problemler ileride büyük abdest tutamamaya kadar varacak sonuçlara neden olabilir.

Daha fazla oku...

Hemoridal Hastalık (Basur – Mayasıl)

Makat bölgesinde şişlik ve kanama ile kendini gösteren ve halk arasında son derece yaygın rastlanan bir hastalıktır. Gerçekte hemorid adı verilen toplar damarlar her insanda bulunur ve büyük abdest ihtiyacının giderilmesi esnasında bir yastık gibi görev yaparak makat bölgesinin zarar görmesini önleyen önemli yapılardır. Kabızlik, aşırı ıkınma, tuvalette uzun zaman oturulması (gazete, kitap okuma vs.), hamilelik ve ailevi yatkınlık hemoroidal hastalık oluşmasında etkili nedenlerdir.

En önemli belirti dışkılama esnasında meydana gelen kanama ve ağrıdır. Bunun dışında makattan dışarı sarkan memeler, kaşıntı diğer bulgulardır. Hemoroidal hastalığın iç ve dış hemoroidal hastalık olmak üzere iki tipi mevcuttur. Dış hemoroidlerde ağrı ön planda iken iç hemoroidlerde kanama daha ön planda olan bulgudur. iç hemoroidlerde 4 evre tanımlanmıştır.

!DiKKAT: Hemoroidal hastalığın dişisi erkeği yoktur. Hemoroidal hastalık kansere dönüşüm göstermez. Ancak kalın bağırsak kanserinde de en önemli bulgu makattan kan gelmesi olduğu için özellikle yeterli muayene ve tetkik yapılmaksızın körükörüne basur tedavisi uygulanan hastalarda mevcut bir kalın bağırsak kanseri atlanabilir ve bu hastalığın çok ileri evrelerde karşımıza çıkmasina neden olur.

!YAPMAYIN: Halk arasında çeşitli bitkilerin yakılması ve ezilmesi ile yapılan merhemler gibi maddelerin makat bölgesine sürülmesi bu bölgede CİDDİ PROBLEMLERE NEDEN OLABİLİR. Utanma, korku vb. nedenlerle doktora gitmeden çevreden duyduğunuz ilaçlarla kendi kendinizi tedavi etmeye KALKIŞMAYIN. Bu bölgedeki özellikle anal fissür (çatlak) veya perianal fistül hastalıklarında da kanama, ağrı, akıntı bulguları olacağı için uygun olmayan bir ilacın kullanılması hastalığın ilerlemesine yol açabilir.

!YAPIN: Hastalığın erken evrelerinde tuvalet alışkanlığının ve beslenme şeklinin gözden geçirilmesi çok önemlidir. Tuvalete belirli bir düzen içerisinde (sabah kahvaltısı ve akşam yemeği sonrası) gidilmeli ve ihtiyacın giderilmesini takiben çıkılmalıdır. Gıda seçiminde sebze ağırlıklı yiyeceklerin tercih edilmesi, günlük en az 2-3 Lt (8-10 bardak), bağırsak alışkanlığının düzenlenmesi açısından günde 1 bardak kefir içilmesi ve yoğurt yenmesi önemlidir. Yoğurdun içine kepek veya yulaf katılması ile kabızlık önlenebilir.Günde 3-4 kez yapılacak ılık suda 5-10 dakika oturma banyoları hastayı rahatlatır.

Tedavide bunun dışında infrared kuagülasyon (ışık ile yakma), bant ligasyonu (lastik bant ile sıkma) ve hastalığın evresine göre ameliyat diğer yöntemlerdir.

Daha fazla oku...

Anal Fissür (Çatlak)

Makat bölgesinde meydana gelen çatlaklardır. Özellikle kabızlık sonucu sert ve fazla miktarda gaitanın yapılması esnasında meydana gelir. Genellikle birkaç gün içerisinde iyileşirler ancak acıma korkusu ile tuvalete gitme ihtiyacının ertelenmesi ve beslenme düzeni bozuk olan kişilerde hastalık kronik (süregen) forma dönüşebilir. Bu durumda her tuvalet esnasında ağrı ve damla damla veya tuvalet kağıdına kan bulaşması gözlenir.

Tedavide kabızlığın önlenmesi, tuvalet öncesi kremlerle makat bölgesinin yumuşatılması ve sıcak oturma banyoları çok etkilidir. Kronik hastalarda özel gevşetici kremler, botox enjeksiyonları ve operasyon seçenekleri tedavide yer alır.

Daha fazla oku...

Pilonidal Sinüs (Kıl Dönmesi)

Halk arasında kıl dönmesi olarak bilinir. Bir beze içerisinde kıl toplanması anlamına gelen bu hastalık özellikle kuyruk sokumunda sık olmakla birlikte göbek, koltuk altı gibi bölgelerde de görülebilir. Erkeklerde sık olmakla birlikte bayanlarda da gelişebilir. Kuyruk sokumunda ağrı şişlik ve akıntı ile kendini gösteren hastalıkta bu bölgede toplu iğne ucu şeklinde delikler olması ve üzerine basıldığı zaman bu deliklerden bir miktar iltihap gelmesi tipiktir. Tedavide onlarca yöntem tanımlanmıştır. Laser uygulamaları, içerisine madde enjeksiyonları, eksize edilerek (çıkarılarak) açık bırakılması veya doku kaydırmasi ile onarım popüler tedavi yöntemleridir. Tedavi seçiminde en önemli nokta nüks riskinin en az olduğu ve hastanın günlük yaşantısını en az etkileyecek yöntemin seçilmesidir. Hastalık bazen akıntının olduğu deliklerin tıkanması ile apse şeklinde ortaya çıkabilir. Bu durumda şiş, kızarık hızla büyüyen bir beze meydana gelir ve yumurta büyüklüğüne ulaşabilir. Acil olarak boşaltılması ve antibiyotik tedavisi uygulaması ile enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra tedavisi planlanmalıdır.

!YAPMAYIN: Apse oluştuğunda üzerine halk arasında “kara merhem” olarak bilinen kremin uygulanması kontrolsüz bir boşalmaya ve üzerindeki derinin zarar görmesine yol açar, bu nedenle KULLANILMAMALIDIR.

!YAPIN: Apse olmayan hastalarda günlük duş alınması ve çamaşırların değiştirilmesi, bölgedeki kılların uzaklaştırılması, oturuş pozisyonuna dikkat edilmesi bir uzman tarafindan uygulanacak tedavi öncesi enfeksiyona karşı koruyucu önlemlerdir.

Daha fazla oku...

Fıtık

Vücudun herhangi bir organının; genellikle bağırsağın, kaslar arasındakı zayıf bir noktadan dışarı çıkmasına fıtık denir. Bu tanım çok geneldir. Boyun fıtığı, bel fıtığı, mide fıtığı, göbek fıtığı, kasık fıtıkları, ameliyat yeri fıtıkları, gibi birçok fıtık tanımlarını içermektedir. Bel fıtığı omurların arasındaki disk denen kıkırdak yapının yerinden çıkarak sinirlere doğru baskı yapması ile oluşur. Beyin cerrahisi bölümünün tedavi ettiği bir durumdur. Halk arasında siyatik de denir.

Diğer fıtık çeşitleri (çocukluk grubu hariç) Genel Cerrahi kapsamında olup tüm fıtıkların tedavisi nihayetinde cerrahi yolladır. En sık rastlananı kasık fıtıklarıdır (ingüinal herni). Kasık bölgesinde şişlik, ağrı ile kendini gösterir ve öksürünce veya ıkınınca büyür; genellikle yatınca kaybolur.

!DiKKAT: Kasık bağları erken dönemde fıtığın dışarı çıkmasını önlemekle birlikte, bu bölgenin daha da zayıflamasına yol açarlar. Tedavi edici etkileri olmayan bu tür bağlar KULLANILMAMALIDIR.

Kasık fıtıklarında cerrahinin amacı dışarı çıkabilecek bir bağırsağın boğulmasını önlemektir ve bu nedenle operasyon mümkün olan en kısa zamanda değerlendirilmelidir.

Daha fazla oku...

Karın Ağrısı

Karın ağrısı, insan hayatında sık karşılaşılan, çoğu zaman kendiliğinden geçen ve ek tedavi gerektirmeyen bir durumdur. Ancak şiddetli, ani başlayan, bulantı – kusma, gaz ve gaita çıkartamama, ateş gibi ek yakınmalarla birlikte olan karın ağrısı önemli bazı hastalıkların habercisi olabilir ve mutlaka hekim tarafından değerlendirilmelidir. Karın ağrısı olan bir hastanın doktor tavsiyesi dışında her türlü ağrı kesici alması son derece SAKINCALIDIR!

Daha fazla oku...

Tiroit Hastalıkları

Tiroit bezi boynun ön tarafında, soluk borusunun hemen önünde yer alan bir iç salgı bezidir. Bölgesel olarak ses tellerini hareket ettiren sinirler ve vücudun kalsiyum dengesini sağlayan paratiroit bezleri ile yakın komşuluk halindedir. Bu komşulukları nedeni ile operasyonu son derece özellik göstermektedir.

Tiroit nodülleri, tiroit bezinde yer yer şişlik ile kendini gösterebilen, oldukça sık görülen ve tedavisi mümkün olan bir durumdur. Düşük oranda da olsa, bazı nodüller kanser hücrelerinden oluşabilirler. Bu nedenle, tüm nodüller mutlaka incelenmelidir. Diğer bölgelerin aksine kötü huylu tiroit tümörlerin cerrahi tedavisi bazı istisnalar dışında çok etkilidir ve kür şansı oldukça yüksektir.

Daha fazla oku...