Rektum Kanseri

Rektum Kanseri

Kanama, akıntı, dışkılama alışkanlığında değişiklikler ile kendini gösteren bir kanserdir. Aşağı yerleşim gösteren, anal kanalı veya sfinkteri tutan tümörler anüs çevresinde ağrıya da yol açarlar. Büyük kısmı parmakla yapılacak olan muayene ile tespit edilebilir. Endoskopik muayene ve biyopsi ile kesin tanı konulur. Bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme ve transanal ultrasonofrafi ile yapılacak ameliyat öncesi dönemde tümörün evrelemesi için çaba sarf edilmelidir.Rektum kanserleri evrelemesinde TNM ve Duke’s sınıflamaları kullanılır.

Tedavi cerrahidir. Ameliyat öncesi dönemde dokuların kanlanmasının daha iyi olması nedeniyle, tedavinin daha etkin olması, patolojik tam cevap olasılığı, yan etkilerin daha az olması ve sfinkter koruma şansının artması gibi nedenlerden dolayı kemoradyoterapi (ilaç-ışın tedavisi) uygulanabilmekte, bu tedaviden 4-6 hafta sonra cerrahi yapılabilmektedir. Rektum kanserleri için yapılan ameliyatlarda en önemli karar kolostomiye (kalın bağırsağın karın cildine ağızlaştırılması) yapılması kararının verilmesindedir. Tümör rektumun üst kısımlarında ( anüse 3-4 cm.den daha uzakta) yerleşimli ise aşağı anterior rezeksiyon ile anastomoz yapılabilir ve kalıcı kolostomiye ihtiyaç duyulmaz. Ancak anüse daha yakın tümörlerde abdominoperineal rezeksiyon ve kalıcı kolostomi yapılması gerekir. Anüsün çıkarıldığı bu ameliyatlardan sonra, yaygın olarak kullanılmamakla birlikte yapay sfinkter konulması (neo-anüs formasyonu) uygulanabilen bir ameliyat tekniğidir.

Rektum ve kolon kanserlerinde hastanın prognozunu (geleceğini) etkileyen en önemli faktör hastalığın evresidir. Hastalığın erken dönemlerinde yapılacak cerrahilerde başarı oranı çok yüksektir. Bu nedenle kanama, dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, kilo kaybı gibi şikayetleri olan hastalarda muayene çok büyük önem taşımaktadır.

Bu gönderiyi paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir